08 Eylül 2008
Erzurumlu adamın biri istanbul sokaklarında gömleğinin üsten iki düğmesi açık şekilde yürüyormuş. Ordan geçen bir bayan erzurumlu’nun göğsünde ki kılları görünce şaşırmış. Erzurumlu’nun yanına yaklaşarak göğsünüzden bir tane kıl alabilirmiyim demiş.Erzurumlu dur bacı vitrini bozma koltuk altını göstererek depo dan vereyim demiş.
Etiketler: erzurum, erzurum fıkraları, fıkralar
Kategori Erzurumlu Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
bikadınla bi adam sevisirlerken kapı calınmıs.kadın;”kocam geldı” deyıp adamı perdenın arkasına saklamıs.yanlız adamın miki perdenın arasından dısarı cıkık haldeymıs.kadının kocası koltuga oturmus oturur oturmazda adamın mıkı gormus”-hanım bune”demıs kadın ”-yenı zıl demıs”adam”-dur bıdeneyelım zılı demıs” mikin basına sonsurat vurmus sesyok bıdaha vurmus ses yok bıdaha bıdaha artık mikin bası mosmor olmus bu sırada perdenın arkasındakı cıkıp ”dıng dong mına k*dugum ding dong ”demis
Kategori Kadın Erkek Fıkaraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Nam-ı kemal Fransiz arkadaşıyla bir gün Fransayi gezerken bakmışlarki bir sör heykelinin altında Türk bir elinde bir parca ekmek sarılmış ekmeği yiyor diger eliylede mikini tutuyor, Fransız hemen atılır ve nam-ı kemale doner
bak ustad sizin Türklerin haline bizim sör heykeli dahi sizin Türklerin rezilliğini gösterir gibi duruyor.
Nam-ı kemal hemen atılır derki,
yok üstad bizim Türk ekmegi yiyor sizin sörde bir parça ekmek istiyor, bizim Türkde alda mikimi ye diyor.
Etiketler: Namık Kemal Fıkraları
Kategori Namık Kemal Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
nasrettin hoca birgün camın önünde havaya bakıp hanımına yarın hava iyi olursa tarlaya gidip tarlayı süreceğini kötü olursada evde kalıp evi boyayacağını söylemiş.bunun üzerine hanımı hocaya;
bey;deki inşallah
hoca hanıma;
ya inşallahı maşallahımı var demiş
iyi olursa tarlaya kötü olursa boyaya.
sabah olmuş hava çok güzel hoca tarlanın yolunu tutmuş.derken karşıdan gelen bir jandarma ekibi görmüş.jandarma hocaya yaklaşıp bi köyü sormuş.hocada;
orası çok uzak ancak 2 günde gidebilirsiniz ve oraya araba işlemez demiş..bunun üzerine jandarma hocayı da alıp köyün yolunu tutmuş.hoca istemesede mecburen yola koyulmuş.jandarmayı götüren hoca 2 günde eve gelmek için yollarda çile çekmiş.derken kanter içinde eve ulaşmış.
kapıyı çalmış.
hocanın karısı;kim o demiş
hoca;
benim inşallah
Etiketler: fıkralar, nasreddin hoca, Nasreddin Hoca fıkraları, nasreddin hoca lafları
Kategori Nasreddin Hoca fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Birgün Kemal Paşa toplantıya gitmiş. Fıkra bu ya, birşey unutup eve dönmüş. Latife Hanım anadan doğma bir vaziyette karşılayınca çok sinirlenip sormuş:
-Nedir bu halin?
-Kırmızı Elbisemi arıyordum.
Bunun üzerine Paşa dolabı açmış ve bağırarak;
-Aha kırmızı elbise, Aha kırmızı elbise, aha kırmızı elbise, Meraba İsmet, aha kırmızı elbise…
Etiketler: merhaba, merhaba ismet, politik, politika
Kategori Politika Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Sarhoşun biri sabaha karşı zil-zurna evine dönmüş kapının önünde gürültülü bir şekilde kapıyı açmaya çalışıyordu. Gürültüye uyanan karısı camdan başını çıkartıp bağırdı:
-”Al hınzır herif! Al anahtarı atıyorum, gürültü etme de gir içeri kahrolası!”
- “Karıcığım”
dedi sarhoş:
-”Bende anahtar var mümkünse sen bana anahtar deliğini gösder!”
Etiketler: fıkra, sarhol fıkrası, Sarhoş, sarhoş fıkra
Kategori Sarhoş Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Galatasaray en kötü sezonunu gecırmıs ve küme düşmüş. Servet çetin de tanınmamak için kılık degıstırecekmıs. Eve gidip ayakkabı boyasıyla yüzünü boyamış sacını kesmıs ve tam bir zenci olmuş güneş gözlüğünü takıp dışarı cıkmıs. Yaslı bir teyze huuu huuu servet diye uzaktan servete bağırmış servet apar topar eve gidip daha fazla boya sürmüş dışarı çıktığında aynı teyze servet buradayım demıs servet yine eve gidip boya sürmüş. Aynı teyze servet beni duymuyor musun demıs servet hızla teyzenin yanına gıtmıs ve teyze sen beni nerden tanıyorsun demıs. Yaslı teyze sinirlice ne teyzesi lan ben lıncolnum demıs
Etiketler: fıkra, spor, Spor Fıkraları, teyze, yaşlı
Kategori Spor Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Temel bir gün denize gider. Denizde boğulmaya başlayınca
- Beni kurtarana 1 milyar beni kurtarana 1 milyar
deyip yardım istiyormuş.
Tabiki bunu bir adam kurtarır ve hastaneye götürür. Temel taburcu olduğunda Temelden 1 milyarını ister Temelde adama derki:
- Biz lazuk laftan anlamazuk attuk sana bi kazuk haydee alasmarladuk.
Etiketler: fıkra, laz fıkraları, temel laz fıkrası
Kategori Temel Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Temel Dursun’a üniversite çagindaki kizini matematik dersi çalistirmasi için emanet eder.
Aradan 9 ay geçer.
Kizi karni burnunda eve döner.
Temel sinirle Dursun’un evine gider. Ve Dursun’a bagirir:
“Ne yaptun kizuma” Dursun cevap verir:
Ne yapayum daa
Ders çalismiyordu. Koskoca kiz, dövsen dövülmez
Etiketler: ceza, dursun, temel, temel dursun
Kategori Temel Fıkraları | Yorum Yok »
08 Eylül 2008
Dursun evlendiğinden beri karısı çok konuşmaktadır. Bu konuyu Temel’e anlatmış. Dursun:
- Ula Temel, ben bu kariyi öldürürüm.
Temel:
- Öldür, bana ne.
Neyse, Dursun sonunda sinirine hakim olamaz ve karısını öldürür. Sonra Temel hemen Dursunun yanına koşar ve:
- Ula Dursun ne yaptın, neden öldürdün?
Dursun:
- Ula çok sinirlendim, artık dayanamadım.
Temel:
- Neyse, başın sağolsun, ölen ile ölünmez…
Etiketler: başın sağolsun, temel
Kategori Temel Fıkraları | Yorum Yok »